geçen sene çok zor günlerden gelerek adeta stad ile beraber küllerinden doğan bir beşiktaş vardı, son 3 hafta hariç stadı olmamasına rağmen camia-yönetim-oyuncular-teknik kadro bütünleşmesi en üst seviyedeydi, eksiklerimiz olmasına rağmen birlik beraberliğimizi bozmayarak rakibimizin rekor transfer ücreti ödediği sezonda çok cüzzi bütçe ile kritik bir şampiyonluk kazandık, sadece kazanmakla kalmadık; hem ciddi bir gelir elde ettik hemde takımın iskeletini oluşturan genç oyuncuların büyük tecrübe kazanmasını sağladık, hemde rakiplerimizi kör kuyulara attık, siz bakmayın onların yaptığı transferlere, çok daha karanlık günler onları bekliyor.

avrupa’da ciddi maddi gücünüz yada populariteniz yoksa parlayan oyuncuları elinizde tutmak zor, bu durum birkaç takım hariç böyle, hele ki sürekli bombaların patladığı, darbe girişimlerinin yaşandığı bir ülkedeyseniz daha da zor.

dün şenol güneş’in açıklamalarından sonra bir kaos havası estirilmeye çalışılıyor, bu çok yanlış, beşiktaş camiası kaostan beslenen bir camia değil, biz huzur ve birliktelik yakaladığımız zaman başarılı olabiliyoruz, bu noktada hem yönetim, hem şenol hoca hemde taraftara büyük iş düşüyor, yapılması gerekenler basit.

1- mario gomez sevdasından acilen vazgeçilmeli, gitmek isteyip gidenin arkasından bu kadar yalvar yakar olmak beşiktaş değerlerine ve beşiktaş camiasına yakışmıyor, artık ağlaşmayı bırakalım lütfen rica ediyorum, bu kulüpte yeri dolmaz denilen herkesin yeri dolar, bugüne kadar da doldu. ayrıca mario gomez’in satışından kasamıza para girecek.

2- jose sosa zaten her sene arıza çıkaran bir adamdı, bu sene arızası pik yaptı, tutmak gerçekten zordu, yönetim beni bile şaşırtan çok sağlam duruş göstererek hemde kendisinin aklını çelen milan’a 7.5 milyon euro gibi harika bir fiyata sattı.
bundan 2-3 hafta önce sosa için 4 milyon euro’ya bile razı olan adamlar bugün yönetimi eleştiriyor, bu adamların derdi şenol hocanın da dediği gibi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, umursamayın onları !!!
(ayrıca bu oyuncunun alternatifleri arasında yeni transfer sayılabilecek tolgay arslan mevcut)

3- gökhan töre’yi bozuk olarak aldık ve tamir edip belli bir seviyeye getirdik, şenol hoca performansından memnun olmadığını bizzat söyledi, hal böyleyken 3 milyon euro gibi güzel bir bedele kiralayıp, 13 milyon euro gibi güzel bir opsiyon bedeli koyduk, şimdi töre kendisini ingiltere de ispatlarsa beşiktaş 13 milyon euro gibi harika bir para kazanacak, ispatlayamazsa töre haddini bilip kuyruğunu sıkıştırıp seneye yine kendini ispat etmeye oynayacak, var mı sorun? yok.
(ayrıca bu oyuncunun yerine bence potansiyel olarak en az onun kadar iyi aras özbiliz geldi, eğer yanılmazsam aras özbiliz çok büyük bir fiyata gidecek beşiktaş’tan)

4- ismail köybaşı beşiktaş kariyerinin %80’ini sakat geçirdi, bu kulüp kendisine her türlü desteği verdi, sadece geçen sene standart üstü bir performans gösterdi diye maaşının 2 katına çıkarılmasını istedi, beşiktaş’ta kendisine yol verdi, bu transferde beşiktaşlılar mutlu oldu, fenerliler ise üzüldü, demekki doğru yapıldı, var mı sorun? yok.

5- beşiktaş’ın sağ bek ve sol bek tercihleri münch ve ibrahim üzülmez’den beri inanılmaz eleştiriliyor, geçen sene çok uygun fiyata istikrar abidesi beck alındı, kendisi gayet beğenildi, bu sene onun üzerine gökhan gönül bedavaya alındı, sol beke ise barcelona’dan taraflı tarafsız herkesin çok beğendiği ve saygı duyduğu adriano alındı hemde neredeyse bedavaya, böylece beşiktaş beklerini şampiyonlar ligi seviyesine çıkardı, var mı sorun? yok.

6- beşiktaş’ın uefa ile yaptığı ffp anlaşmasının detaylarını bilmeden fikret orman ve yönetimini yerden yere vurmak resmen fırsatçılık, yönetimi en çok eleştirenlerden birisi benim, yönetimin elbette yanlışları ve eleştirilecek noktaları var (mesela free agent oyuncuların çoğunu imza parası vermeye yanaşmadığımız için kaçırdık) ama doğrular yanlışlardan daha fazla görünüyor, ffp ile ilgili ayrıntıları şuradan okuyabilirsiniz;

http://eksibesiktas.blogspot.com.tr/…ri-ve-ffp.html

7- beşiktaş uğur meleke’nin de söylediği gibi bir model olmaya çalışıyor, siz buna ister porto modeli deyin, ister monaco modeli deyin, ister benfica modeli deyin ama bugüne kadar türkiye’de hiçkimsenin yapmadığını yaparak model olmaya çalışıyor, ve diğer camialar (ezeli rekabetten kör olanlar hariç) buna gıpta ile bakıyor.

peki nedir bu model?

çok büyük potansiyele yada kariyere sahip fakat çeşitli sebeplerle (sakatlık, formsuzluk vb.) kariyerinde düşüş gösteren ve oynadıkları kulüplerin gözden çıkardığı oyuncuları alıp, tamir edip, yüksek performansından faydalandıktan sonra markette yüksek fiyata satmak.
(bkz: jose sosa) (bkz: gökhan töre) (bkz: demba ba)
bunun yanısıra altyapımızdan da iyi oyuncular çıkarıp, performans alıp iyi fiyata satmaya çalışıyoruz. (bkz: atınç nukan)

8- herkesin aksine bence şu an kadromuz transfer yapılmasa dahi türkiye ligindeki bütün takımların üzerinde, futbolda isim isim kıyaslama yapmak aptalların işi, ben sahada ne kadar kompakt bir takım olduğuna, oyun karakterine ve ne derece kaliteli olduğuna bakarım, hem süper kupada hemde olimpiyakos maçında takımı çok beğendim, üstelik bu takıma en az 4 transfer yapılacak, yapılmazsa hep beraber eleştirelim.

9- transfer yapılacak bölgeleri herkes zaten ezbere biliyor, santrafor, stoper, kanat oyuncusu, sol bek ve belki merkez ortasaha, şimdi elimizde 2.5 milyon euro + jose sosa’dan gelen 7.5 milyon euro + mario gomez’in satışından gelecek olan %50 bonservis bedeli var.
bu minvalde ben yönetim ve hocanın bu güzel parayla en kısa zamanda en doğru oyuncuları alacağına inanıyorum, öyle kaos falan yok yani beşiktaş’ta.

10- şenol hocanın dünkü açıklamalarına değinmek gerekirse bunun iki nedeni var bence; birincisi şenol hoca çok duygusal bir insan, dertlerini içine atıp bir noktada patlıyor, bunu kabul etmemiz lazım ve onu anlamamız lazım, dünkü demeçleri bir patlamaydı ama bence biraz gereksizdi. ikincisi teknik direktörler bazen son çare olarak basın üzerinden yönetimlerine mesaj gönderirler, bence dün bir mesaj gitti, abartmamak lazım, roportajı canlı izleyen birisi yazılanların doğru lanse edilmediğini anlar.

11- son olarak biz gelecek sene ffp belasından kurtuluyoruz, hele bu sene tekrar şampiyon olursak seneye en az 30-40 milyon euro transfer bütçesiyle gireceğiz, rakiplerimiz ise minimum 3 yıl daha ffp ile uğraşacaklar, zaten yaptıkları icraatlar da bunu gösteriyor, en basitinden fb’nin vitor pereira’ya minimum 8 milyon euro tazminat ödeyeceğini düşünüyorum, dolayısıyla önümüzdeki 5 seneye ambargo koyabilecek bir beşiktaş geliyor, kimsenin gazına gelmeyin, hocamıza ve yönetim kurulumuza birlik içinde sahip çıkalım, basındaki algı fahişelerinin sözlerine kulaklarınızı tıkayın, hepsi satılmışlar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s