Transferler sonrası Beşiktaş 2016/17

Transferler sonrası Beşiktaş 2016/17

önce takımın mevcut yapısından bahsedelim; hepimizin bildiği gibi zaten iskeletimiz sağlam: “marcelo, fabricio, olcay, oğuzhan, atiba, q7” bu takımın bankoları, bu bankoların yanında bu oyuncularla oynama alışlanlığı olan “cenk, beck, necip, tolgay, frei, tosic, rhodolfo” gibi kaliteli oyuncular var, yani kısacası iskelet cidden sağlam, özellikle olcay-cenk-oğuzhan-necip bu takımın çimentosu, olcay’ı beğenmeyen bir kitle var, ben onlara kıçımla gülüyorum, kadronun nevi şahsına münasır tek oyuncusu olcay şahan’dır, gol atar, asist yapar, tek pas oyununda var, ayrıca kadrodaki tek fırsatçı kanat oyuncusu kimliğine sahip, bunlar yetmez deyip köpek gibi de koşuyor 90 dk boyunca, daha ne istiyorsunuz lan? ayrıca olcay-cenk-oğuzhan beşiktaş’lı kimliklerinden dolayı sahada hem rakibe, hem oyuna, hem hakeme isyan edebilen karakterler, bu çok önemli. şimdi bu iskelete yeni oyuncular eklendi tek tek bakalım;

fabricio : ismini anmak istemediğim ve dikkat ettiyseniz hiç anmadığım kaleci müsveddesinden çok daha iyi kalecidir izlediğim kadarıyla, hazırlık maçlarında da hazır olduğunu gösterdi, eğer burnunu biraz uzattırır ve kütüğünü trabzon’a aldırırsa banko oynar, aksi halde yine ağlak suratlı kovayı izleyeceğiz. bu arada fabricio’nun pas kalitesi gerçekten çok iyi, cordoba kadar değil ama yeterli seviyede, beşiktaş’ın pas oyununa çok uygun bu özellik.

gökhan gönül : türkiye’nin en iyi sağ beki, hücum ve savunma katkısı yüksek ve dengeli, bizim ön alanda topu kaptırdığımız zaman şok pres sistemimize en uygun oyunculardan birisi, tartışmasız çok iyi transfer, şenol hocanın mükemmeliyetçiliği yüzünden henüz forma şansı bulamadı, hazır olunca banko oynar, üstelik bedava:) (rotasyon oyuncusu andreas beck)

caner erkin : türkiye’nin en iyi sol beki, hücum katkısı mükemmel, şut tehdidi var, kenar ortaları öldürücü, savunması yeterli, zaten beşiktaş’ın oyun yapısında savunma gerekli son özellik, fizik olarak hazır olduğunda lige tecavüz eder, ayrıca sahada hırslı bir karakter daha olması bize lazımdı onu da tamamladık, üstelik beleşşş 🙂 (oyuncular değil camialar çirkeftir, dolayısıyla daha sakin ve olgun bir caner izleyeceğiz.)

adriano : kendisi için fazla birşey söylemeye gerek yok, beşiktaş’ın hücum ve pas oyunu için biçilmiş kaftan, her iki ayağını eşit kullanıyor, barcelona ve şampiyonlar ligi tecrübesi çok üst düzey, ortaları ve kesme şutları çok iyi seviyede, caner ile forma savaşı verecekler, bu bile çok önemli ayrıntı, üstelik sadece ve sadece 600 bin euro 🙂

talisca : kendisi bütün dünyaca kabul edilen wonderkid, portekiz liginde neler yapabileceğini gösterdi, genç yaşta olmasına rağmen şampiyonlar ligi tecrübesi de var, ölümcül şutör, ikiye birlerde var, fizik gücü yüksek, pasları iyi, sosa’ya nazaran kaleye daha yakın oynuyor, gizli forvet gibi, zaten bizde büyük ihtimalle les ferdinand etkisi yaratacak, yaratmazsa da kiralık zaten, geri gönderir seneye başka birini alırız.

aboubakar : o da talisca gibi wonderkid olarak çıktı piyasaya, amokachi’nin upgrade modelidir, porto’da ilk sezon çok iyi performans verdi, adı 30m euro’lara arsenal ile anılıyordu, şampiyonlar liginde 10 maçta 6 gol attı, patlamalı, güçlü, havadan çok etkili, caner-adriano-gönül-q7 kenar ortalarla çok gol attırır bence, bitirici vuruşları türkiye ligi için yeterli seviyede, zaten forma savaşını eto’o ve cenk ile yapacak bu bile mükemmel bir nüans. kendisine verilen parayı önemsemiyorum, çünkü zaten kaliteli bir golcü için minimum 3 milyon euro bandında maaş ödemeniz lazım, biz gomez’e 3.5 milyon veriyorduk, o yüzden pek bir değişiklik olmadı, kirasına pahalı diyenler gökhan töre ucuza gitti diyenlerle aynı, ironiye gel :))

gökhan inler : atiba’ya birşey olursa ne yaparız? diye soranlara cevap transferi, hem atiba hem tolgay hem oğuzhanı her türlü yedekler, hatta formayı alırsa şaşırmam, inatçı, dinamik, pasör, kuvvetli ve şutör bir oyuncu, şenol hoca’nın sisteminde süpernova gibi parlar, artık merkez bölgesinde kafamız rahat, üstelik italya ve ingiltere tecrübesi var, kendisine yaşlı diyenler atiba’dan 1 yaş küçük olduğunu unutmasınlar 🙂 üstelik beleşşş.

atınç nukan : gayet mantıklı bir hamle, uefa’ya bildirilecek listede “home grown” statüsü için alındı, ayrıca 1 sene almanya tecrübesi yaşadı, oyunu gelişmiştir, neredeyse 2 metre boyunda, şenol hoca oyun içinde özel dakikalar için imdat çekici olarak kullanabilir, bu bile yeterli.

aras özbiliz : şenol hoca’nın tedrisatından geçtikten sonra çok büyük işler yapabileceğini düşünüyorum, kanat oyuncusu almamış olmamız onun için büyük şans, çok teknik, şutör, duran topları iyi kullanıyor, drinling özelliği yüksek, bir şekilde takıma katkı yapacaktır, bedavaya alınmış olmasından dolayı risk arzetmiyor.

eto’o : henüz netleşmedi ama gelme ihtimaline karşın yazalım, zaten neler yaptığını ve nasıl bir oyuncu olduğunu anlatmaya gerek yok, beşiktaş’ta ne yapabilir onu yazalım; hiçbirşey yapmasa sadece soyunma odası ve yedek klubesinde bile faydalı olur, bakın altını çiziyorum eto’o dünyanın en büyük golcülerinden birisi, şampiyonlar ligini donunda sallamış bir adam ve gerçekten özel bir karakter, gelirse takım içinde liderlik anlamında çok büyük sıçrama yaparız. şenol hoca onu tek santrafor olarak yada forvet arkası olarak değerlendirebilir, geçen sene antalya’da birçok maçta forvet arkası oynadı.

şimdi sonuç olarak bu kadroya bir de stoper alınacağı söyleniyor, eğer stoper de alınırsa 2 tane kaliteli 11 çıkaracak bir kadromuz olacak, bence bu kadro hem lig hem şl için gayet yeterli durumda, şenol hocanın açıklamalarından bu yana 5 transfer açıkladık, stoper de yolda, sanırım artık hocanın yüzü gülüyordur. son transferlerle beraber takımda şampiyonluk yaşamamış oyuncu yok gibi, bu inanılmaz önemli bir ayrıntı, şampiyonluk tecrübesi demek eğer iyi takımsanız son haftalarda gelene geçene rahatça koymak demektir.

şenol hocanın 4-2-3-1 (yada siz buna 4-4-1-1 de diyebilirsiniz) sisteminden kesinlikle vazgeçmeyeceğini düşünüyorum, geçen yıl en büyük problemimiz kanat bekleriydi, artık 4 tane çok üst düzey bek oyuncusuna sahibiz, gomez’i eto’o ve aboubakar ile yedekledik, merkeze inler aldık, stoperde rhodolfo döndü, atınç geldi, 1 tane de stoper alacağız. bunların hepsini gayet cüzzi miktarda bedeller ile yaptık, yönetimi gerçekten kutlamak lazım, çok geciktik belki ama kalite anlamında çok önemli oyuncular aldık, artık bütün iş şenol hocanın maharetli ellerine kaldı.

ben bu sene de şampiyon olacağımızdan adım gibi eminim, şampiyonlar liginde de gruptan çıkacağımızı düşünüyorum, çıkamazsak bile büyük iz bırakırız. burda taraftarımıza düşen şu;

1- medyanın ve rakiplerin algı oyunlarına düşmeyin, her durumda takımın ve yönetimin arkasında durun.
2- haksızlıklara karşı sesinizi çıkarın, yeni mhk başkanı yusuf namoğlu ile birlikte hakemlerdeki gs’yi yukarı taşıma isteği 100 kat arttı, daha ilk maçtan belli ettiler bunu, sesinizi çıkarın, bize ve rakiplere atanan hakemlere karşı sosyal medya lobisi oluşturun, yorum yapın, kanıt gösterin, geçmişten örnekler verin.
3- stadı dolduruyoruz zaten ama gene de hatırlatayım, bilet alın 🙂
4- kartal yuvalarından alışveriş yapın, bütçeniz az bile olsa tişört, anahtarlık vs. bile alabilirsiniz.
5- en ufak kötü skorda umutsuzluğa kapılmayın, rakiplerimizi çok kötü günler bekliyor, zaten bugünden görebiliyoruz bunu, bu lige 5 sene boyunca ambargo koyacağız, seneye ffp bitiyor, anlayan anladı 🙂

Reklamlar

Beşiktaş ve sezon öncesi.

Beşiktaş ve sezon öncesi.

geçen sene çok zor günlerden gelerek adeta stad ile beraber küllerinden doğan bir beşiktaş vardı, son 3 hafta hariç stadı olmamasına rağmen camia-yönetim-oyuncular-teknik kadro bütünleşmesi en üst seviyedeydi, eksiklerimiz olmasına rağmen birlik beraberliğimizi bozmayarak rakibimizin rekor transfer ücreti ödediği sezonda çok cüzzi bütçe ile kritik bir şampiyonluk kazandık, sadece kazanmakla kalmadık; hem ciddi bir gelir elde ettik hemde takımın iskeletini oluşturan genç oyuncuların büyük tecrübe kazanmasını sağladık, hemde rakiplerimizi kör kuyulara attık, siz bakmayın onların yaptığı transferlere, çok daha karanlık günler onları bekliyor.

avrupa’da ciddi maddi gücünüz yada populariteniz yoksa parlayan oyuncuları elinizde tutmak zor, bu durum birkaç takım hariç böyle, hele ki sürekli bombaların patladığı, darbe girişimlerinin yaşandığı bir ülkedeyseniz daha da zor.

dün şenol güneş’in açıklamalarından sonra bir kaos havası estirilmeye çalışılıyor, bu çok yanlış, beşiktaş camiası kaostan beslenen bir camia değil, biz huzur ve birliktelik yakaladığımız zaman başarılı olabiliyoruz, bu noktada hem yönetim, hem şenol hoca hemde taraftara büyük iş düşüyor, yapılması gerekenler basit.

1- mario gomez sevdasından acilen vazgeçilmeli, gitmek isteyip gidenin arkasından bu kadar yalvar yakar olmak beşiktaş değerlerine ve beşiktaş camiasına yakışmıyor, artık ağlaşmayı bırakalım lütfen rica ediyorum, bu kulüpte yeri dolmaz denilen herkesin yeri dolar, bugüne kadar da doldu. ayrıca mario gomez’in satışından kasamıza para girecek.

2- jose sosa zaten her sene arıza çıkaran bir adamdı, bu sene arızası pik yaptı, tutmak gerçekten zordu, yönetim beni bile şaşırtan çok sağlam duruş göstererek hemde kendisinin aklını çelen milan’a 7.5 milyon euro gibi harika bir fiyata sattı.
bundan 2-3 hafta önce sosa için 4 milyon euro’ya bile razı olan adamlar bugün yönetimi eleştiriyor, bu adamların derdi şenol hocanın da dediği gibi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek, umursamayın onları !!!
(ayrıca bu oyuncunun alternatifleri arasında yeni transfer sayılabilecek tolgay arslan mevcut)

3- gökhan töre’yi bozuk olarak aldık ve tamir edip belli bir seviyeye getirdik, şenol hoca performansından memnun olmadığını bizzat söyledi, hal böyleyken 3 milyon euro gibi güzel bir bedele kiralayıp, 13 milyon euro gibi güzel bir opsiyon bedeli koyduk, şimdi töre kendisini ingiltere de ispatlarsa beşiktaş 13 milyon euro gibi harika bir para kazanacak, ispatlayamazsa töre haddini bilip kuyruğunu sıkıştırıp seneye yine kendini ispat etmeye oynayacak, var mı sorun? yok.
(ayrıca bu oyuncunun yerine bence potansiyel olarak en az onun kadar iyi aras özbiliz geldi, eğer yanılmazsam aras özbiliz çok büyük bir fiyata gidecek beşiktaş’tan)

4- ismail köybaşı beşiktaş kariyerinin %80’ini sakat geçirdi, bu kulüp kendisine her türlü desteği verdi, sadece geçen sene standart üstü bir performans gösterdi diye maaşının 2 katına çıkarılmasını istedi, beşiktaş’ta kendisine yol verdi, bu transferde beşiktaşlılar mutlu oldu, fenerliler ise üzüldü, demekki doğru yapıldı, var mı sorun? yok.

5- beşiktaş’ın sağ bek ve sol bek tercihleri münch ve ibrahim üzülmez’den beri inanılmaz eleştiriliyor, geçen sene çok uygun fiyata istikrar abidesi beck alındı, kendisi gayet beğenildi, bu sene onun üzerine gökhan gönül bedavaya alındı, sol beke ise barcelona’dan taraflı tarafsız herkesin çok beğendiği ve saygı duyduğu adriano alındı hemde neredeyse bedavaya, böylece beşiktaş beklerini şampiyonlar ligi seviyesine çıkardı, var mı sorun? yok.

6- beşiktaş’ın uefa ile yaptığı ffp anlaşmasının detaylarını bilmeden fikret orman ve yönetimini yerden yere vurmak resmen fırsatçılık, yönetimi en çok eleştirenlerden birisi benim, yönetimin elbette yanlışları ve eleştirilecek noktaları var (mesela free agent oyuncuların çoğunu imza parası vermeye yanaşmadığımız için kaçırdık) ama doğrular yanlışlardan daha fazla görünüyor, ffp ile ilgili ayrıntıları şuradan okuyabilirsiniz;

http://eksibesiktas.blogspot.com.tr/…ri-ve-ffp.html

7- beşiktaş uğur meleke’nin de söylediği gibi bir model olmaya çalışıyor, siz buna ister porto modeli deyin, ister monaco modeli deyin, ister benfica modeli deyin ama bugüne kadar türkiye’de hiçkimsenin yapmadığını yaparak model olmaya çalışıyor, ve diğer camialar (ezeli rekabetten kör olanlar hariç) buna gıpta ile bakıyor.

peki nedir bu model?

çok büyük potansiyele yada kariyere sahip fakat çeşitli sebeplerle (sakatlık, formsuzluk vb.) kariyerinde düşüş gösteren ve oynadıkları kulüplerin gözden çıkardığı oyuncuları alıp, tamir edip, yüksek performansından faydalandıktan sonra markette yüksek fiyata satmak.
(bkz: jose sosa) (bkz: gökhan töre) (bkz: demba ba)
bunun yanısıra altyapımızdan da iyi oyuncular çıkarıp, performans alıp iyi fiyata satmaya çalışıyoruz. (bkz: atınç nukan)

8- herkesin aksine bence şu an kadromuz transfer yapılmasa dahi türkiye ligindeki bütün takımların üzerinde, futbolda isim isim kıyaslama yapmak aptalların işi, ben sahada ne kadar kompakt bir takım olduğuna, oyun karakterine ve ne derece kaliteli olduğuna bakarım, hem süper kupada hemde olimpiyakos maçında takımı çok beğendim, üstelik bu takıma en az 4 transfer yapılacak, yapılmazsa hep beraber eleştirelim.

9- transfer yapılacak bölgeleri herkes zaten ezbere biliyor, santrafor, stoper, kanat oyuncusu, sol bek ve belki merkez ortasaha, şimdi elimizde 2.5 milyon euro + jose sosa’dan gelen 7.5 milyon euro + mario gomez’in satışından gelecek olan %50 bonservis bedeli var.
bu minvalde ben yönetim ve hocanın bu güzel parayla en kısa zamanda en doğru oyuncuları alacağına inanıyorum, öyle kaos falan yok yani beşiktaş’ta.

10- şenol hocanın dünkü açıklamalarına değinmek gerekirse bunun iki nedeni var bence; birincisi şenol hoca çok duygusal bir insan, dertlerini içine atıp bir noktada patlıyor, bunu kabul etmemiz lazım ve onu anlamamız lazım, dünkü demeçleri bir patlamaydı ama bence biraz gereksizdi. ikincisi teknik direktörler bazen son çare olarak basın üzerinden yönetimlerine mesaj gönderirler, bence dün bir mesaj gitti, abartmamak lazım, roportajı canlı izleyen birisi yazılanların doğru lanse edilmediğini anlar.

11- son olarak biz gelecek sene ffp belasından kurtuluyoruz, hele bu sene tekrar şampiyon olursak seneye en az 30-40 milyon euro transfer bütçesiyle gireceğiz, rakiplerimiz ise minimum 3 yıl daha ffp ile uğraşacaklar, zaten yaptıkları icraatlar da bunu gösteriyor, en basitinden fb’nin vitor pereira’ya minimum 8 milyon euro tazminat ödeyeceğini düşünüyorum, dolayısıyla önümüzdeki 5 seneye ambargo koyabilecek bir beşiktaş geliyor, kimsenin gazına gelmeyin, hocamıza ve yönetim kurulumuza birlik içinde sahip çıkalım, basındaki algı fahişelerinin sözlerine kulaklarınızı tıkayın, hepsi satılmışlar.